Deniz kazası sonrası Ali Sabancı’nın tedavisi yoğun bakımda uyutularak sürerken, uyutulmanın bilinmeyenlerini Prof. Dr. Yusuf Tunalı’ya sorduk

Burak Artuner Yunanistan’daki bot kazasının ardından İstanbul’a getirilen Ali Sabancı’ya üç büyük operasyon yapıldı. Pankreası, dalağı ve bağırsaklarından bir parça alındı. Tedavisine yoğun bakımda devam edilen Ali Sabancı uyutuluyor ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtiliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD Nöroanestezi ve Nöroyoğun Bakım Ünitesi Prof. Dr. Yusuf Tunalı’ya uyutulmanın hastanın iyileşme sürecine nasıl etki yaptığını ve uyutmanın bilinmeyenlerini sorduk. Ali Sabancı vakasından bağımsız olarak uyutma kavramını Prof. Dr. Tunalı şöyle anlattı:

HASTANIN UYUTULMASIYLA NE HEDEFLENMEKTEDİR?

Yoğun bakım ünitelerinde uyku kavramı, aslında normal uykudan, oldukça güçlü ilaçlar kullanılarak çok derin uyutmaya kadar giden geniş bir yelpazeyi içerir. Yoğun bakım ortamı monitörler ve aletlerden gelen sesli ve ışıklı birçok uyaran içeren gürültülü bir alandır. İnsanca gereksinimden kaynaklanan iyi bir uyku, hastaya tedavi edici pek çok yarar da sağlar. Özellikle bağışıklık sistemi, metabolizma, dolaşım ve solunum sistemleri dolaylı olarak olumlu etkilenir. Bunun yanında hastayı uyutmanın direk olarak yararlanıldığı medikal birçok durumda vardır. Bu noktada genellikle monitorizasyon bulgularından gelen bilgiler desteğinde hastanın daha ‘stabil’ dediğimiz hasta için uygun yaşam koşullarında tutulması hedeflenir.

BEYİN BİR SÜRE TATİLE ALINIYOR

Uyutmayı hasta özelinde değerlendirmek gereklidir. Özellikle büyük ameliyat geçiren, ağır travmalı hastalarda uygulanan tedavi yaklaşımlarında (mekanik ventilasyon, girişimsel bazı aletlerin takılması) hasta uyumunu artırmak için de uyutmaya gerek duyulabilir.

Bunun yanında benim de çalıştığım nöroyoğun bakım ünitesinde olduğu gibi özellikle kafayı ilgilendiren olaylarda (kanama, inme, durdurulamayan nöbet geçirme, kafa travması vb) uyutma belirli bir aşamada ciddi bir tedavi seçeneğidir. Burada aslında beyni bir süre ‘tatile alıp’ metabolizmasını ve besin ile oksijen kullanımını azaltma amaçlanır. Hasta ilk geldiği andan itibaren gösterdiği bulgularla (nörolojik durumu, BT olumsuzluğu gibi) kötü gidebilecek bir sürece giriyorsa olaylar kontrol altına alınamıyorsa hasta belirli bir süre için derin uykuya alınabilir. Dört haftaya kadar uzayabilen yaygın ödem döneminde bir tedavi seçeneği de diğer tedavilerle beraber hastanın uyutulması ve bu kötü dönemi en az hasarla atlatma çabasıdır.

UYUTMANIN İYİLEŞME SÜRECİNE ETKİLERİ NELERDİR?

Uyutma, iyileşme sürecinde tedavilere daha iyi uyum gösteren ve kontrol edebildiğimiz bir hasta yaratırken, ödem azaltılması ya da olumsuzlukların çok olabileceği bir dönemi kontrol etmemizi sağlayan bir olanaktır. Sonuçta hastayı kendi dengelerini kurabildiği olaydan daha az etkilendiği ileri bir tarihe taşıyabilmekteyiz.

UYUTULMAYLA NE GİBİ TEHLİKELERİN ÖNÜNE GEÇİLMEKTEDİR?

Uyutma sürecinde hastanın yoğun bakım ortamından olumsuz etkilenmesi engellenip, tedavilere özellikle yapay solunum cihazlarına uyumu artırılmaktadır.

YOĞUN BAKIMLARIN HASTANIN SAPLIK DURUMUNUN DÜZELMESİNDE NE GİBİ OLUMLU ETKİLERİ VARDIR?

Uyutma ile dolaylı olarak bağışıklık, metabolizma, dolaşım ve solunum sistemlerine katkı sağlarken direk tedavi edici olarak da (beyni tatile almak vb) yararlanmaktayız.

UYANDIRILMA SÜRECİ VE SONRASI UYANDIRILDIKTAN SONRA HASTANIN SAĞLIK DURUMUNUN NORMALLEŞMESİ NASIL OLUR?

Uyutma sırasında çok fazla sayıda ilaç (güçlü anestezi ilaçları güçlü ağrı kesiciler dahil) seçeneğimiz vardır. Bunlar hem özellikle kendi yıkılma sürelerine hem de hastanın metabolik özelliklerine göre hastayı etkilemektedir. İdeal olanı çok kısa etki süreli ilaçları EEG gibi bir uyku durumu izlemiyle kullanmaktır. Yani aynı bir arabanın gaz ve freni gibi gerektiğinde derinleştirme, gerektiğinde uyandırma hızlı bir şekilde sağlanmalıdır. İşin sanat kısmı da aslında buradadır. Hastaya uygun ilaçları, gerekli sürede ve miktarda kullanmak önemlidir. Uyandırma dönemi de aslında çok önemlidir. Genellikle birçok izlem parametresinden yararlanıp hastaya uygun dönemde uyandırma denemeleri yapmak ve sonuçları gözlemek yolu seçilmektedir. Uyandırma başarılı olabilir, ama bazen hastamız istediğimiz uyanıklıkta olmayabilir. Kullandığımız uyutma ilaçları için uygun yıkılma sürelerini göz önüne alarak bu durumun hastanın yaşadığı olayların doğal sonucu olabileceğini düşünebiliriz. Ama özellikle bizim ağır kafa travmalarında belirttiğimiz gibi ‘hastanız nöroljik olarak daha iyi olamaz’ dediğimiz durum bile yaklaşık iki yıllık bir süreyi içermektedir. Özellikle akut dönemi atlattıktan sonra iyileşme sürecinde sosyalizasyon, tanıdık çevre hasta uyanıklığına çok olumlu katkı yapmaktadır.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir